1) Kariyerinizde dönüm noktası olan bir an?
Yazılım geliştirme, mimarlık ve takım liderliği gibi farklı rollerde birçok projede yer aldım. Kariyerimde iki önemli dönüm noktası oldu.
İlki, mobil uygulamaların yükselişe geçtiği dönemde, 2014 yılında mobil bankacılık projelerinde çalışmaya başlamamdı. O dönem, dijital dönüşümün hızlandığı ve kullanıcı deneyiminin yeniden tanımlandığı bir zamandı.
İkinci dönüm noktası ise 2024 yılında üretken yapay zekâ projeleri üzerinde çalışmaya başlamam oldu. Kariyerim boyunca hep çağın trendlerine ve dönüşüm alanlarına yakın konumlandım.
Bugün ise teknik uzmanlık rolünden çıkıp dönüşüm sorumluluğu alıyorum. Özellikle verimlilik ve GenAI yaygınlaştırma programlarında, konunun sadece teknoloji olmadığını; kültür, sahiplenme ve davranış değişimi boyutunun en az teknoloji kadar kritik olduğunu görmek bakış açımı tamamen değiştirdi.
2) İlk iş görüşmeniz nasıldı?
İlk iş arama sürecimde nispeten küçük ölçekli, odaklı olarak seçtiğim şirketlere CV’mi doğrudan e-posta ile ilettim. Geri dönüş aldım ve sadece bir görüşme sonrası işe başladım.
O dönemde büyük şirketlerde detaylı case’ler ve teknik sınavlar yaygındı. Üniversite yıllarımda proje deneyimi açısından çok yoğun bir süreç geçirmemiştim ve kendimi “tam hazır” hissetmiyordum.
Ama hazır olmayı beklemek yerine öğrenmeyi seçtim. İşi yaparak öğrendim; çok çalıştım ve sormaktan çekinmedim.
Gerçek özgüvenin, her şeyi bilmekten değil, öğrenme hızına güvenmekten geldiğini o dönemde anladım.
Bugün geriye baktığımda şunu daha net görüyorum: Kariyerin başında kusursuz bir CV’den çok, güçlü bir öğrenme isteği ve hızlı öğrenme kabiliyeti daha belirleyici oluyor.
3) Çalışanlarınızda en çok hangi özellikleri görmek sizi heyecanlandırır?
Ekip arkadaşlarımda en çok görmek istediğim özellik sorumluluk duygusu.
Bir işi sahiplenmeleri, takip etmeleri ve sonuna kadar götürmeleri benim için çok önemli. Her gün küçük de olsa kendilerinin üzerine koymaları, gelişim odaklı olmaları önemli bir ilerleme sağlıyor.
Benim için öğrenmek sadece bilgi edinmek değil; mantığını kavramak ve nedenini anlamaktır. Gerçek öğrenme, onu içselleştirip bir sonraki adımda daha sağlam ilerleyebilmektir.
Ayrıca değişimden korkmayan, yeni şeyleri denemeye açık insanların fark yarattığını düşünüyorum.
Son olarak iletişim becerileri de kritik. Fikrini net ifade edebilen, girişken ve açık iletişim kurabilen kişiler hem ekibi hem işi ileri taşır.
4) Önümüzdeki 5 yılın en büyük değişimi ne olacak?
Bence önümüzdeki dönemin en büyük değişimi “AI-native” çalışan modeli olacak.
Yapay zekâ ile birlikte düşünen ve üreten çalışanlar öne çıkacak. Kod yazmak, analiz yapmak ya da içerik üretmek tek başına farklılaştırıcı olmayacak. Asıl fark, AI agent’larını doğru kurgulayıp yönetebilmekte olacak.
Fark yaratan unsur sadece teknik bilgi değil; bu yeni çalışma biçimini organizasyona taşıyabilmek olacak. Kültürel dönüşümü yönetebilen, ekipleri bu modele adapte edebilen liderler öne çıkacak.
Önümüzdeki dönemde rekabet avantajı, yalnızca teknolojiye sahip olmak değil; değişime en hızlı uyum sağlayabilmek olacak.
5) Yoğun bir günün sonunda sizi rahatlatan şey nedir?
Zihnimi gerçekten işten ayırabilmek. 🙂
Ailemle kaliteli zaman geçirmek, spor yapmak, yapay zekâ gündemini takip etmek ve bazen sadece hiçbir şey yapmamak beni en çok rahatlatan şeyler.
🍿 Herkese kesin izlemesini önerdiğiniz film?
AlphaGo